Ahmet Uluçay Vefat Etti...

ercan tarafından yayınlanmıştır 1. Aralık 2009 03:28
Yönetmen Ahmet Uluçay, yeni filmini tamamlayamadan hayata veda etti

Sevincin, mutluluğun haberi yapılıyor da acının, hüznün, en kötüsü de çok yakından tanıdığınız birinin 'ölüm' haberini yapmak gerçekten zor oluyor...

Yönetmen Ahmet Uluçay'ın 'öldü' haberi, bir ok gibi saplandı yüreğimize dün akşam... Onunla ilgili çok şey geldi aklıma; ama 'film çekme', diyenlere söylediği, "Asıl film çekmezsem, ölürüm" cümlesi, yankılanıyor şimdi hafızamda. Son filmi 'Bozkırda Deniz Kabuğu'nu yarım bırakıp gitti Ahmet Uluçay. Onu yatağa mahkum eden beyin tümörüyle yıllarca mücadele etti, tam da iyileşti derken dün Çapa Tıp Fakültesi'nden ölüm haberi geldi. Bir aydır zatürre tedavisi gördüğü hastanede, enfeksiyon sebebiyle vefat etti.
Bir gün önce arayıp set için 'hazırlık yapın' dediği oyuncuları, ışığını kapatmadan geldiği kamerası garip şimdi. Gizlice içtiği sigarası, çakmağı ve şapkası... Köy meydanında, tekerlekli sandalyede bir adam düşünün. Tüm gözler onda. 'Yine ne yapıyor bu deli!' diyen kahveci.. Onun umurunda değil hiçbir şey. Tek düşündüğü sinema. Evi ile kahvenin arasındaki derinliği sinematoğrafik olarak hesaplayan, sürekli resme bakan bir sinema âşığıydı Uluçay. Yaptığı filmlerle dünyanın öbür ucundan davetler, ödüller alsa da yanıbaşındakiler derdini anlamamıştı bir türlü...

Çektiği 11 kısa film, belgesel ve filmle çok sayıda ödül alan Uluçay, kendi hayatını anlattığı 2004 yapımı 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak' filmiyle içindeki sinema aşkını dökmüştü perdeye. Sevgiyi, aşkı, hüznü anlattığı filminde kimi izleyici kendini bulmuş, kimi çocukluğuna gitmişti. Ama bu film burada bitmemeliydi. 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak' ile hafızalarda unutulmaz güzellikler bırakan Uluçay, bu kez de 2007 yılında çekimlerine başladığı filmi 'Bozkırda Deniz Kabuğu' ile deniz kabuklarının peşine düştü. Yeni filminin senaryosunu bozkırda dolaşırken bulduğu bir deniz kabuğundan esinlenerek yazmıştı. Film, 60'lı yılların ilk yarısında yoksul bir Anadolu köyünde geçiyor ve trende gördüğü kızın mendil verdiği çoban Yakup'un etrafında şekilleniyordu senaryo. Nasıl da umutluydu. Filmi bitirecek, hatta galayı memleketi Tavşanlı'ya bağlı Tepecik köyünde yapacaktı. Ama bir türlü tamamlanamadı film. Kimi zaman sağlığı kötüye gitti, kimi zaman ise maddi sorunlarla boğuştu. Kış çekimleri tamamlanan filmin sadece bozkır sahneleri kalmıştı ki, hayata veda etti Uluçay. Hem film, hem de hayatını konu alan belgesel yarım kaldı...

TAM BİR SİNEMA AŞIĞIYDI

1960 yılında, ilkokuldayken köye gelen bir seyyar sinemacı sayesinde tanışır sinemayla Ahmet Uluçay. Topladığı film karelerini birbirine ekleyerek ahırlarda seyirciye gösterir. Ancak ailesi 'sinema, resim zengin çocukların işidir' diyerek bu tutkusunun önüne geçmeye çalışır. Kamyon muavinliği ve inşaat işçiliği yapan Ahmet Uluçay'ı bu tutkudan vazgeçirmek mümkün olmaz. Almanya'da çalışan bir gurbetçi bir kamera verir ona. Köyde tavukçuluk yapan arkadaşı İsmail Mutlu ve bir madende işçi olarak çalışan Şerif Akarsu ile 'Tepecik Köyü Arkadaş Sinema Grubu'nu kurup VHS kamera ile işe koyulurlar. 1992 yılında ilk filmleri 'Optik Düşler'i çekerler. Daha sonra 11 belgesel ve kısa filme imza atar Ahmet Uluçay. 22 Ödül alan yönetmen, adını tek uzun metraj filmi 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'la duyurur. Ahmet Uluçay için bugün saat 11.00'de Beyoğlu Sineması'nda bir tören düzenlenecek. Ardından cenazesi Tavşanlı'ya bağlı Tepecik köyüne götürülerek çarşamba günü (yarın) ikindi namazını müteakiben toprağa verilecek. Başta yapımcı Tayfun Delice olmak üzere Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) cenaze ve defin işleriyle yakından ilgilendi.

Sinemayı sevmenin ne olduğunu ondan öğrendik

Atilla Dorsay: Yarım kalan filmi en güzel miras

Çok geç başladığı sinemada sağlık durumunun elverişsizliğine rağmen bir kuyruklu yıldız gibi parlayıp geçti. Karpuz Kabuğu'ndan Gemiler Yapmak'la bütün dünya sinemasına çocukluk üzerine yapılmış en güzel filmlerden birini armağan etti. Yeni filmini tamamlamıştı; bu film bize ondan kalan en güzel miras olacak.

Murat Özer: Sinemayı sevmeyi öğretti

Sinemayı sevmenin ne olduğunu bize hatırlatan adamdı. Zorluklar içinde bitirebildiği Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak birçok ödül almıştı. Biz ondan daha fazla karpuz kabuğundan gemiler yapmasını bekliyorduk, ama ömrü yetmedi. İnşallah yapımcısı filmi sinemaseverlerle buluşturur.

Nedim Hazar: Nuh'un gemisini yapacak azmi vardı

Medya hoş bir renk olarak algılıyordu bu sıra dışı yönetmeni. Oysa bir derdi vardı. Kendi köyünde 'deli' demişti çoğu köylü ona, ama esas film çekemese delirecekti Karpuz kabuğundan Nuh'un gemisini yapabilecek kadar büyük bir azmi vardı. Entelektüel olmak gibi bir derdi yoktu ama en münevver izleyiciyi bile imgelem manyağı yapabilecek kadar güçlüydü hisleri.

Alin Taşcıyan: Dünya çapında bir yönetmendi

Ahmet Uluçay, belki de dünyanın en yetenekli sinemacılarından biriydi. Tepecik köyünde yaşayan Uluçay, el yapımı malzemelerle bir sinema yaratarak dünya çapında bir yönetmen haline geldi. Ömrümde onun kadar dirençli azimli sinemayı bu kadar seven bir insan tanımadım.

Uğur Vardan: En naif ve en tutkulu yönetmendi

Sinemamız belki de en naif, ama en tutkulu üyelerinden birini kaybetti. Sevdasını, tüm imkânsızlıklara rağmen 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak' gibi son derece sağlam ve dokunaklı bir yapıtla pekiküle döken Ahmet Uluçay, en azından böylesine derin bir iz bıraktı geride. Sinema yapmak için bahanelerin bertaraf edilebileceğini ortaya koymuştu. Umarım 'merkez'den uzak tüm sinemacılara onun öyküsü esin kaynağı olur.

Nihal Bengisu Karaca: Bir çığır açtı

Türk sineması 2000'lerde Anadolu'yu keşfe çıkmışsa bunda Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'ın etkisi büyüktür. Ahmet Uluçay bir çığır açtı. Dolayısıyla fark edilmemiş değil, meslektaşları tarafından görmezden gelinmiş bir yönetmendir.

Ali Pektaş ZAMAN

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Etiketler:

Sinema

Yorumlar

Yorum ekle


(Gravatar simgesini gösterecek)  

  Country flag

biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading





Bu site BlogEngine.NET 1.4.5.0 ile oluşturulmuştur. Türkçe çevirisi BlogEngine TR ekibi tarafından yapılmıştır.

İletişim Bilgileri

Calendar

<<  Temmuz 2010  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

Yazıları geniş takvimde göster

Son Yazılar