
Kasım 6, 2010 11:27
ercan tarafından yayınlanmıştır
"Yap!" diyor, "o bunu haketti!" diyor. "Yaz!" diyor, "onu yaz, bilsin!" diyor. "Konuş!" diyor, "herkes duysun, nereden biliyorsun, şimdiye kadar susman bir hataydı belki?" diyor. Allah'ın cezası mahlûk, bazen neler diyor da kanıma girmeye çalışıyor! Sadece o an tadacağım hazzı hatırlatıyor, sonunda çekeceğim elemi gizleyerek. Bu yüzden adına "şeytan" deniyor. Bana her zaman 'o'nu hatırlatıyor. Düşündürmek manasında değil sadece, onu anımsatıyor. Ikisinin de sahte meleksi yüzlerinin arkasındaki gerçek yüzü daha iyi görüyorum artık, beni kandıramadıklarına yakınmalarını da. "Sen kendini kandırmışsın, yetmezmi?" diyor. "Duyguların 'o'na esir olmuş" diyor...
Demek öyle he? Bakıyorum da benden sana 'hayır' gelmeyeceğini anlayınca, geride kalan artıklardan otlanmaya başlamışsın. Elde edeceklerinle değil, elde ettiklerinle övünüyorsun. Bu savunma bana hiç de yabancı gelmiyor, bi yerlerden anımsanabilecek türden. savunmadan ziyade bir son çırpınışı andıracak türden. Foseptik çukuruna düşmek üzere olan birinin, yukarıda bırakmak istediği son etkiyi gösterir cinsten, çukura daha hızlı düşmesini sağlamaktan başka eline bişey geçirmeyeceğinin farkında olmaksızın. O da ne? Yoksa beni dize getiremeyince benden aldıklarını geri alacağımdan mı korkmaya başladın? Kural neydi ama, ya 'o' dize gelecekti, yada sen!Yapma amaaa, demedim mi ben, 'o' sana bile pabucunu ters giydirir diye!
Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun
- Currently 0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5