Aşkı bir hedef olarak görmedim ki 'otobüs'ü ona varmada kullanmaya ihtiyaç duyabileceğim bir araç olarak göreyim, doğru 'araç' gelinceye dek ömrünü bir 'durak'ta geçirmeye razı olanlar misali.

Ben, soğuk kış gecelerinde dâhi ellerim ceplerimde titreyere titreye de olsa yürüdüm, sadece yürüdüm. O duygu, yalnızca kaderin bir tecellisi hükmündeydi benim için. Bazen varlığından bile şüphe ediyordum. Eğer gerçekten var ise, bir gün arkamdan yetişip elimden tutacaktı, sıcaklığını hissettiğim an inanacaktım varlığına. Bu, ne bir beklenti oldu benim için ne de bir inanç, yalnızca bir varsayımdan ibaretti. Bana gerçekten varlığını gösterdiği an ise KADERİM olacak. O günden sonra bile, onun sıcaklığıyla dondurucu ayaza inat, eğip başımızı yine yürüyeceğiz usul usul...